1. Makaleler
  2. Makale
  3. Gıda
  4. Dünya Gıda Fiyatlarının Yükselmesinin Piyasa Yapısıyla İlgisi; Artış Nedenleri Sonuçları ve Türkiye Ekonomisi Üzerindeki Etkileri

Dünya Gıda Fiyatlarının Yükselmesinin Piyasa Yapısıyla İlgisi; Artış Nedenleri Sonuçları ve Türkiye Ekonomisi Üzerindeki Etkileri

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tarım sektöründe üretim farklı faktörlere bağlı olmakla beraber, hâlâ yağış, kuraklık gibi iklim koşullarıyla yakından ilgilidir. Piyasa ve fiyatların oluşumu diğer mal ve hizmetlerden farklı olup, arz yıldan yıla hatta daha uzun sürede değişebilmektedir. Fiyat miktar ilişkisinde king kanunu ve cobweb teoremi geçerlidir. 2000 yılından sonra, fiyat artışlarında, genel nüfus artışı yanında, Hindistan ve Çin gibi gelişmekte olan ülkelerdeki büyümeye bağlı olarak bu ülkelerdeki beslenme biçiminin değişmesi, gıda stoklarının azalması, tarımsal yatırımların uzun süreden bu yana ihmal edilmesi gibi etmenler, etkili olmuştur. Bunun yanında son yıllardaki kuraklıklar üretim düzeyini düşürmüş, finansal piyasalardaki olumsuzluklar bir kısım fonların enerji ve gıda başta olmak üzere emtia sektörüne kaymasına neden olmuştur. Hızlı fiyat yükselişleri ve satınalma gücü düşüşüne bağlı olarak yoksulluk üzerinde olumsuz bir etkide bulunmuştur. Ülkemiz ise bir temel gıda maddelerinde kendine yeterli değildir. Gerek üretim düşüşü, gerekse fiyatların artması, ülkemizin bu ürünlere yönelik ithalat değer ve miktarını arttırmış, dolayısıyla ödemeler bilânçosu açığını arttıran faktörlerden birisi olmuştur.

Dünya gıda üretimi ve tüketiminin genel olarak birbirine yakın bir seyir izlediği, ancak 1996 yılı dikkate alındığında, 2001 yılında fiyatların ortalama olarak bir miktar düştüğü görülmektedir. 2006 yılı sonrasında ise, fiyatlarda bir yükseliş trendi meydana gelmiştir. Bunun nedeni bio-yakıtlara yönelik üretim artışı, Çin ve Hindistan gibi GOÜ’lerin önemli ölçüde büyümelerine bağlı olarak, bu ülkelerdeki yoksul sayısının hızla azalması ve yine bu insanların hayvansal kaynaklı protein tüketimlerinin artması olarak görülebilir. 2007 ve 2008 yıllarında ise çok daha önemli fiyat artışlarının olduğu görülmektedir. Bunun nedenleri ise; kuraklığın ürün miktarına olumsuz etkisi, petrol fiyatlarının artmasına bağlı olarak taşıma ve tarım girdilerindeki artışlar ve tarımsal ürünlerdeki spekülâsyonlar olarak değerlendirilebilir. İhracatçı ülkelerin ihracat kısıtlamaları, tarım sektöründeki piyasa yapısının farklı olması, gıda stoklarının azalması ve ithalatçı ülkelerin panik haldeki ithalatları, spekülâsyonlara zemin oluşturan diğer etmenlerdir.

Gıda fiyatlarındaki bir diğer artış, finansal piyasalarda işlem gören fonların, bu piyasalardaki krizlerden sonra emtia piyasalarına girmeleri, özellikle vadeli işlem piyasalarında üretim miktarlarının oldukça üzerinde, yapmalarından kaynaklanmıştır.

Fiyat artışları, özellikle tarımda net ithalatçı olan ülkeler üzerinde, önemli bir mali yük oluşturmuştur. Gıda fiyatlarının yoksulluk etkisi gelişmiş veya AGÜ’ler ayrımı olmaksızın nüfusun en yoksul kesiminde daha fazla görülmektedir. Genel olarak dünyadaki yoksul sayısı artmıştır. Hükümetlerin bütçelerindeki yoksullara gıda teminine yönelik harcamaları artmıştır. Yine hükümetler, ucuz gıda temini amaçlı olarak, gıda ithalatı üzerinden aldıkları vergileri düşürmek durumunda kaldıklarından, bütçe gelirleri düşmüştür. Bu düşüşe bağlı olarak, diğer temel harcamalar için daha az kaynak ayırmak zorunda kalacağından, genel bir refah kaybı meydana gelecektir.

Diğer taraftan özellikle bio-yakıt üretiminde kullanılan gıda miktarındaki artışlar, bu gıdaların fiyatlarında artışa neden olmuştur. Gıda fiyatlarındaki genel artışlar, dünyada enflasyon artışı üzerine genel bir etkiye neden olmuştur. Yine fiyat artışlarının GOÜ’lerdeki etkisi, gelişmiş ülkelere nazaran daha yüksek olmuştur.

Ülkemizde, özellikle son iki yılda, bazı temel ürünlerdeki üretim düşüşü ve diğer taraftan bu ürünlerdeki dünya fiyatlarının artmasına bağlı olarak, bu ürünlere yönelik ithalatı (hem değer hem de miktar olarak) önemli ölçüde yükselmiştir. Tüm bu gelişmeler, ülkemizin tarım politikalarını tekrar gözden geçirilmesini ve bu sektörün daha stratejik bir sektör olarak kabul edilmesini gerekli kılmaktadır.

Araştırma Yazısının Tamamını okumak için Tıklayın…

Muharrem Can

Dış Ticaret Başkontrolörü, Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter