Dünyada tohumun doğadan seçilerek toprağa atılmasıyla başlayan bitki ıslahı tarihi bir devrin dönüm noktasını temsil eder. Nerede ve ne zaman başladığı belli olmayan bu serüven yavaş ve emin adımlarla ilerleyerek bugünkü bitki ıslahı bilim dalını meydana getirmiştir.
Islah, prensip olarak biyolojinin tekniklerini kullanarak bitkinin genetik yapısını değiştirici, üreticinin ve tüketicinin isteklerine bağlı olarak bitkinin kök sisteminden tabla kısmına kadar olan bütün fenotip ve genotip yapılarını istenilen özelliklere göre ve farklı metotlarla değiştirilip geliştirilmesine denir. Bu metotlar genel hatlarıyla introdüksiyon (adaptasyon), melezleme, seleksiyon ve biyoteknolojik tekniklerdir. Bu teknikler ile iklim ve toprak şartlarına uygun, çevredeki hastalık ve zararlılara dayanıklı, kalite ve verimi üstün çeşitler elde ederek ürün miktarını çoğaltmak bitki ıslahının ana gayesidir.
Dünyadaki gıda talebi, dünya nüfusunun hızla artması, ekilebilir tarım arazilerin azalması, iklim değişikliğinin öngörülemez bir şekilde değişmesi gibi nedenler gelecek yüzyıllar içinde bitki ıslahının önemini daha iyi anlaşılmasını sağlayacaktır.
İnsanoğlu tarımsal faaliyetlerle yerleşik hayata geçtikten sonra bitkilerin ilk kültüre alınış tarihi yaklaşık olarak 9000-11000 yıl önce Dicle nehri ile İran ve kuzeydoğu Irak arasındaki güney Mezopotamya’da başladığı tahmin edilmektedir. Zaman içerisinde insanlarının bitkileri buldukları sahada mı yoksa başka yerlere götürerek orada mı yetiştirilmesi daha uygun olacağı düşüncesiyle bitkiler farklı coğrafyalara yayılmıştır. Bunun en güzel örneklerinden biride kuzey Amerika’da gelişen ayçiçeğidir, özellikle ayçiçeği güvesi (Homoesoma electillum) zararına uğradığı için bu bitki en geniş şekilde Rusya ve Arjantin’de ekilmiş ve başarıya ulaşılmıştır çünkü her iki bölge de bu böcekten aridir.
Tarih içerinde bitki ıslahının gelişmesinde rol oynayan bazı önemli buluşlar;
- M.Ö. 700 yıllarında eski Mısırlılar ve Mezopotamyalıların hurma ağaçlarında erkek ve dişi çiçeklerin varlığını anlamaları.
- 1671 Millington ve Gerew, bitkilerde çiçek tozlarının erkek, yumurtalığın ise dişi organ olduğunu bildirmişlerdir.
- 1694 Camerarius, bitkilerin cinsiyeti üzerine kitap yayınlamış, yeni tipler elde etmek için melezleme fikrini ortaya atmıştır.
- 1716 Mather, yabancı döllenmenin etkilerini gözlemlemiştir.
- 1719 Fairchild, ilk defa suni melezlemeyi tatbik etmiştir.
- 1778 Herbert, tür melezlerindeki verimliliği incelemiştir.
- 1822 Goss, bezelye melezleri üzerinde çalışmıştır.
- 1831 Brown, hücre çekirdeğini bulmuştur.
- 1835 Von Mohl, hücre bölünmesini açıklamıştır.
- 1849 Thuret, döllenmeyi ilk defa tespit etmiştir.
- 1872 Burbanks, tek melez tohumdan giderek bir çeşit ortaya koymuştur.
- 1910 Wood ve Stratton, verim denemelerinde toprak değişikliğini düzeltmek için kontrol parsellerini ortaya koymuştur.
- 1914 Fruwirth, ıslah ders kitabını yayınlamıştır.
- 1916 Winkler, kromozon seti için genom terimini aynı yıl Shull, melez azmanlığı için heterosis terimini kullanmıştır.
- 1930 Snedecor, istatistik üzerinde durmuştur ve istatistik olarak seçmenin bitkiler için geliştirici olduğunu fark etmiştir.
Kronolojik olarak verilen bu gelişmeler ıslah bilimi içerisinde önemli dönüm noktalarıdır. Bunlar gibi ıslahın bugünkü bitkileri sistematize edilmiş bir bilim dalı haline gelmesine pek çok çalışma ve buluş yardımcı olmuştur.
Bitki ıslahına konu olmuş bitkilerde istenilen özellikler ekonomik değer taşıyan dane, çiçek, yaprak, sap, kök, lif, protein, yağ, karbonhidrat ve diğer çevre için sürdürülebilir ürünlerdir. Bu ürünlerin verimliliği, kalitesi veya pazar değeri bitki ıslahçısını doğrudan ilgilendiren hususlardır. Bir bitkinin verim kabiliyeti ve mahsulün kalitesi onun genetik yapısına (genotipine) bağlı bulunmaktadır. Bu bakımdan yüksek verim elde etmek kaliteli tohum çeşitlerinin ıslahı sonucunda ortaya çıkar.
Islah edilen bitkide dikkat edilecek bazı özellikler bitki boyu, kalite özellikleri, tohum boyutu ve bin tohum ağırlığı, hızlı ve uniform çimlenme, soğuğa dayanıklılık, kuraklığa dayanıklılık, dane dökmemesi, tek yıllık veya çok yıllık bitki olması, kardeşlenme, dallanma, tohum ve mahsul rengi, diken tüy gibi kısımlar, kendine ve yabancı döllenme gibi özellikler bitki ıslahında bakılması gereken gözlemlerdir.
Yüksek verimlilik potansiyelinden tam anlamıyla yararlanılması için ıslah edilmiş çeşidin adapte olabileceği bölgede uygun yetiştirme metotlarının tatbikiyle yetiştirilirse üretici ancak bu şekilde en yüksek verimimi elde etmiş olur.
Ülkemizde bitki ıslahı ve tohumculuk faaliyetleri ilk bitki ıslahı eğitimi 19. yüzyılın sonlarında Osmanlı İmparatorluğu döneminde 1891 yılında “Halkalı Yüksek Ziraat Okulu”nun açılmasıyla başlamış daha sonraki seneler de özellikle 1930’lu yılların başında ilk bitki ıslahı ve tohumluk üretimi çalışmaları ciddi bir şekilde devam etmiştir. Halkalı Yüksek Ziraat Okulunu Cumhuriyet Döneminde Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsünün kuruluşu izlemiş, bu okulda Ziraat, Veteriner hekimliği ve Ormancılık mesleklerinde yüksek eğitim ve bilimsel araştırmaları yürütülmüştür. 1933 yılında kurulan Ziraat Fakültesinin 7 enstitüsünden biri de “Nebatat Yetiştirme ve Nebatat Islahı Enstitüsüdür. 1953 yılında tohumluk kontrol ve sertifikasyon işleri deneme amacıyla AÜ Ziraat Fakültesi bünyesinde yapılmış, 1959 yılında Ankara Tohumluk Kontrol ve Sertifikasyon Enstitüsü ve 1960 yılında ise Bölge Çeşit Deneme Enstitüleri kurulmuştur. 21.08.1963 tarihinde 308 sayılı Tohumlukların Tescil, Kontrol ve Sertifikasyonu Hakkındaki Kanun yayımlanmış, 15.01.2004 tarihinde 5042 sayılı “Yeni Bitki Çeşitlerine Ait Islahçı Haklarının Korunmasına İlişkin Kanun ve Bitki Islahçı Hakları Yasası” kabul edilmiştir. Son olarak 8.11.2006 tarihinde ise Tohumculuk Yasası kabul edilmiştir.
Ülkemizde ilk ıslah enstitüsü kurulduğu yıllarda zirai durum genel olarak çeşit ve tohum kavramları tam olarak bilinmemektedir. Üreticiler ak buğdaylar (ekmeklik) ve sarı buğdaylar (makarnalık) olarak popülasyon halinde ekim yapmaktadır. İlk ıslah çalışmaları Eskişehir’de 13 Eylül 1925 tarihinde “Islahı Büzüryani” olarak bilinen tohum istasyonunda başlamıştır. İlk olarak çevre bölgelerden ve köylerden toplanan tohumların seleksiyon ve adaptasyon çalışmaları yapılmış ve bölgenin çeşit ihtiyacı giderilmeye çalışılmıştır. Daha sonraki yıllarda Orta Anadolu bölgesinden gelen çeşitlerle birlikte sarı buğday 710 ve ak-702 çeşitleri bulunmuştur. 1929-1930 yıllarında başlayan melez ıslahı 1944 yılında ilk melez tohum çeşidi olarak melez-13 isimli çeşit elde edildi. 1950 yıllardan sonra artan makineli tarım faaliyetleri ıslah çalışmalarında hız kazandırmış ve bu tarihlerden sonra ülkemizde peş peşe ıslah faaliyetleri gösteren enstitüler kurulmaya başlanmıştır.

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı ıslah faaliyetleri yürüten bazı enstitüler;
-Ankara Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü; 1926 yılında Umumi Ziraat Laboratuvarı olarak çalışmalara başlamış 1952 yılında Ankara Zirai Araştırma Enstitüsü olarak daha geniş çapta faaliyetlerini sürdürmüştür.
Enstitü bünyesinde geliştirilen bazı çeşit isimleri; Bayraktar 2000, Tosunbey, İkizce96, ç1252, Karahan, Hasankendi, Akçin91, Arslanbey
-Bahri Dağdaş Uluslararası Tarımsal Araştırma Enstitüsü; 1948 yılında faaliyet göstermeye başlamıştır. Özellikle kışlık hububat geliştirme çalışmaları yürütülmüştür. 2022 yılından itibaren faaliyet alanını genişletmiş İç Anadolu bölgesinde kuru tarım üretimi için çeşitler geliştirilmiştir.
Enstitü bünyesinde geliştirilen bazı çeşit isimleri; Selçuklu, Şehzade, Meke, Larende, Türköz, Koç42, Tatlıcak
-Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü; 1945 Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde faaliyetlerine başlamıştır bölgesel olarak ayçiçeği, çeltik, buğday ve arpa ıslah ve adaptasyon çalışmaları yürütmektedir.
Enstitü bünyesinde geliştirilen bazı çeşit isimleri; Süzer, Samibey, Duna, Saray, Linas, Olas, Saraybosna, Gelibolu, Bereket
-Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü; 17 Kasım 1944 yılında Samsun Bölge Tohum Islah İstasyonu adı altında kurulmuştur. Özellikle Karadeniz bölgesi içerinde tahıl çeşitleri, kenevir, fiğ, keten gibi bölgede yetişebilecek bitkilerin ıslahı üzerine çalışmalar yapmaktadır.
Enstitü bünyesinde geliştirilen bazı çeşit isimleri; Canik2003, Kirve, Atlas 55, Akdağ, Vezir, Yörem 55, İlkadım, Tatlıca
Ülkemizdeki 25 üniversitedeki Ziraat Fakültesi bölümlerinde bitki ıslahı dersi verilmekte ve Tarım ve Orman bakanlığı bünyesinde Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğüne bağlı farklı bölge ve konular üzerinde 49 araştırma enstitüsü bitki ıslahı üzerine çalışmalar göstermektedir. Ayrıca TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi ve pek çok tohumculuk firmaları da bitki ıslahı üzerine çalışmalar yürütmektedir.
Ocak 2023 itibariyle tarla bitkileri 5,300 adet, sebze 7,378 adet, meyve ve asma 1,822 adet çeşit olmak üzere toplam 14,500 tescilli çeşit sayısına ulaşılmıştır. Yine 2023 yılı içerisinde buğday 493,498 ton, patates 350,178 ton, Arpa 195,733 ton, mısır 92,551 ton, ayçiçeği 34,320 ton ve diğer bitkiler toplamı 1,300,020 ton tohumluk üretimi yapılmıştır.
