1. Makaleler
  2. Makale
  3. Tarım
  4. Dünyada Tarım Yaşlanıyor: Gençler ve Kadınlar Üretimden Neden Uzaklaşıyor?

Dünyada Tarım Yaşlanıyor: Gençler ve Kadınlar Üretimden Neden Uzaklaşıyor?

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Tarım ve hayvancılık sektörü, dünya genelinde istihdam ve gıda güvenliği açısından kritik öneme sahip olmakla birlikte, son yıllarda gençler ve kadınların bu sektörden uzaklaştığı gözlemlenmektedir. Kırsaldan kente göç, ekonomik cazibenin azalması, sosyal normlar ve yapısal eşitsizlikler, bu süreci hızlandıran faktörlerdir. Bu durum, yalnızca iş gücü azalması değil, aynı zamanda kırsal kalkınma ve gıda üretiminde nesil yenilenmesi sorunlarını da beraberinde getirmektedir.

Gençlerin Tarımda Değişen Rolü

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine göre, 2001 yılında gençlerin (15–24 yaş) %43’ü tarım sektöründe istihdam edilmekteyken bu oran 2021 itibarıyla %30,5’e düşmüştür. Avrupa Birliği’nde çiftçilerin yalnızca %11,9’u 40 yaş altındadır. Afrika ve Güney Asya gibi bölgelerde hâlâ yüksek oranda genç tarım işçisi olsa da, genel eğilim gençlerin sektörden uzaklaştığını göstermektedir.

Üretimden Çekilme Nedenleri

  • Ekonomik gerekçeler: Tarımda gelir düşüklüğü, güvencesiz istihdam ve kısıtlı piyasa erişimi.
  • Kentsel cazibe ve eğitim: Şehirlerdeki yaşam kalitesi, eğitim olanakları ve alternatif kariyer hedefleri.
  • Araziye ve krediye erişememe: Gençlerin büyük kısmı toprak sahibi olmamakta, bu da yatırım ve işletme kurmayı zorlaştırmaktadır.
  • Teknoloji ve bilgi eksikliği: Dijital tarım araçlarına sınırlı erişim, yayım hizmetlerinin yetersizliği.

Bu koşullar, gençlerin tarımda kalmasını zorlaştırmakta, sektörde “yaşlılaşma” eğilimi yaratmakta ve nesil yenilenmesini tehdit etmektedir.

Kadınların Tarımdaki Yeri ve Emeğin Görünmezliği

FAO’ya göre dünya genelinde tarımda çalışanların yaklaşık %28,5’i kadındır. Gelişmekte olan ülkelerde tarımsal iş gücünün %40-45’i kadınlardan oluşmaktadır. Ancak çalışan kadınların tarım sektöründeki payı 2005’te %44 iken, bu oran 2019’da %36’ya düşmüştür.

Tarımsal Kadın Emeğinin Engelleri

  • Arazi mülkiyetine erişim: Dünya genelinde kadınların toprak sahibi olma oranı oldukça düşüktür (örneğin Hindistan’da kadınların %13’ü toprağa sahiptir).
  • Girdi ve teknoloji eşitsizliği: Kadınların kaliteli tohum, gübre, mekanizasyon ve sulama gibi girdilere erişimi sınırlıdır.
  • Karar mekanizmalarında dışlanma: Kooperatiflerde, üretici birliklerinde ve devlet desteklerinden yararlanma oranları düşüktür.
  • Sosyo-kültürel normlar: “Kadın çiftçi” kavramı birçok kültürde görünmezdir; toplumsal cinsiyet rolleri nedeniyle kadın emeği çoğunlukla aile emeği olarak değerlendirilmekte, ücretlendirilmemekte ya da desteklenmemektedir.

Erkeklerin şehir merkezlerine veya yurt dışına göç etmesi sonucu, birçok bölgede tarımsal üretim kadınların sırtına kalmıştır. Ancak artan sorumluluğa rağmen, kadınlar hâlâ yeterli ekonomik ve sosyal desteği alamamaktadır.

Ortak Nedenler: Neden Uzaklaşıyorlar?

Ortak EngellerGençlerKadınlar
Düşük gelir / istikrarsız kazanç✔️✔️
Kırsal hizmetlere erişim eksikliği✔️✔️
Araziye erişim zorluğu✔️✔️
Finansmana ulaşamama✔️✔️
Teknoloji ve eğitim eksikliği✔️✔️
Toplumsal normlar ve dışlanma✔️✔️

Tarımdan Uzaklaşmanın Sonuçları

  • İşgücü Açığı: Gençlerin sektöre ilgisinin azalması, üretimde iş gücü boşluğu yaratmaktadır.
  • Kırsal yaşlanma: Ortalama çiftçi yaşı artmakta, bilgi aktarımı kesintiye uğramaktadır.
  • Kadınsız üretim: Kadın emeği azalırsa, özellikle küçük aile işletmeleri ve hayvancılık faaliyetleri zayıflayacaktır.
  • Kırsal yoksulluk ve gıda güvencesi riski: Üretimden çekilme, kırsal bölgelerde yoksulluğu artırmakta ve gıda zincirini zayıflatmaktadır.

Toprağın Geleceği Gençlerde ve Kadınlarda: Nesil Yenilenmesi İçin Fırsat Zamanı

Son on yılda dünya genelinde tarım ve hayvancılık sektöründe önemli demografik değişimler yaşanmıştır. Genç kuşakların tarımda istihdam oranı giderek azalırken, sektörün yükü daha yaşlı nüfusa kalmaktadır. Benzer şekilde, kadınlar da kademeli olarak tarım dışı alanlara yönelmekte; ancak halen tarımsal üretimde belkemiği rollerini sürdürmektedirler. Resmi veriler, 2010’lara kıyasla 2020’lerde daha az sayıda gencin ve kadının tarımla uğraştığını ortaya koymaktadır . Bu eğilimlerin ardında yapısal ve sosyo-ekonomik birçok neden bulunmaktadır: Kırsal yoksulluk ve zorlu çalışma koşulları, eğitim düzeyinin artmasıyla değişen kariyer hedefleri, arazi ve finansmana erişimdeki engeller, tarımda teknolojik dönüşümün görece yavaş ilerlemesi gibi etkenler gençleri ve kadınları sektörden uzaklaştırmaktadır .

Bu durum, tarım sektörü ve kırsal kalkınma açısından hem bir zorluk hem de bir dönüşüm fırsatıdır. Bir yandan, gençlerin ve kadınların sektörden çekilmesi, tarımda iş gücü açığı ve kırsal nüfusun yaşlanması gibi sorunlar doğurabilir. Nitekim pek çok ülkede tarımın sürdürülebilirliği için “nesil yenilenmesi” (generation renewal) tartışılmakta; genç çiftçilerin desteklenmesi için özel teşvik programları uygulanmaktadır . Diğer yandan, tarımda kalan genç ve kadın nüfusun ihtiyaçlarını doğru politikalarla desteklemek, verimlilik artışı ve kırsal refahın yükselmesiyle sonuçlanabilir. Uluslararası kuruluşlar, hükümetlere şu politikaları önermektedir: Genç çiftçilere toprak ve kredi sağlanması, tarım eğitimlerinin yaygınlaştırılması, kırsalda yaşam koşullarının (okul, sağlık, internet vb.) iyileştirilmesi, kadınların arazi mülkiyet haklarının güçlendirilmesi, tarımda toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve yenilikçi tarım teknolojilerine yatırım yapılması .

Sonuç olarak, gençler ve kadınlar tarım ve hayvancılığın geleceğinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu grupların sektöre ilgisini artırmak ve aktif katılımını sağlamak, hem küresel gıda güvenliği hem de kırsal kalkınma hedefleri için zaruridir. FAO ve ILO gibi kurumların verileri, sorunların yanı sıra çözüm yollarını da işaret etmektedir: Gençlerin ve kadınların önündeki engeller kaldırıldığında, tarım sektörü daha dinamik, yenilikçi ve kapsayıcı hale gelecektir. Onların bilgi birikimi, enerjisi ve emeği olmadan, sürdürülebilir tarım ve kırsal hayatın devamı mümkün olmayacaktır. Bu nedenle, politika yapıcıların genç ve kadın çiftçilere yönelik destek mekanizmalarını güçlendirmesi, tarımın sürdürülebilirliği ve geleceği açısından stratejik bir zorunluluktur.

  • FAO (2024). Employment indicators 2000–2022 (Analytical Brief) 
  • FAO (2024). FAO adds to data coverage of employment in agrifood systems 
  • FAO (2023). The Status of Women in Agrifood Systems
  • ILO (2024). Global Employment Trends for Youth 2024 
  • Girdziute, L. ve ark. (2022). Youth’s (Un)willingness to work in agriculture sector, Front. Public Health, 10:937657. 
  • FAO (2016). Youth – feeding the future: Addressing the challenges faced by rural youth aged 15 to 17 
  • Agroecology Coalition (2023). Agroecology and Youth
  • Landesa (2013). The feminization of farming means women’s land rights have never been more important 
  • FAO (2022). Empowering women farmers: A mechanization catalogue for practitioners 
  • ILO (2019). Research Brief: Gender and Employment