Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği Anadolu coğrafyasında tarih boyunca önemli bir yere sahip oldu. Günümüz koşullarında küçükbaş hayvancılık yapmak isteyenler nereden başlamalı, koyunculuk için mera şart mı, Türkiye şartlarında kapalı koyunculuk sürdürülebilir mi, iklimin koyun ırkı üzerine etkisi var mı ?
Ülkemizin coğrafi yapısı ile geniş meralarını göz önüne aldığımızda, düşük maliyetli kaliteli hayvancılık yapılabilmesi için gereken potansiyele sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu meraların büyük çoğunluğu düşük verime sahip olduğundan küçükbaş hayvancılık yapılması daha uygun bir tercih olacak. Yerli koyun ırklarımızın büyük bir çoğunluğu (yaklaşık %90’ı) meraya dayalı yetiştiriciliğe uygun. Bu nedenle, mera alanlarımızın vasıflarının iyileştirilmesi ve olanların korunması hatta mümkünse arttırılması küçükbaş yetiştiriciliği yapılabilmesi için en önemli koşul.
Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği yapacak olanlar illa bunu mera ile yapmak zorunda mı? Kapalı koyunculuk sürdürülebilir mi? Kapalı koyunculuk yapıp kar ettiğini söyleyenler var bu konuda neler söylersiniz?
Yerli ırklarımızın genetik kapasiteleri ve yapıları dolayısı ile tamamen kapalı olarak yetiştiriciliğe uygun değil. Tamamen kapalı sistemde yem harcamalarının karşılığı olarak elde edilecek et ve süt miktarı karlılığı istenen seviyede sağlamaz. Ülkemizin tek entansif ırkı olan ve koyun varlığımızın yaklaşık yüzde 10’u nu teşkil eden Merinos ve melezlerinde içeride besi faaliyeti yürütülebilse de damızlık koyunların en azından fiziki sağlıkları için merada yayılmaları gerekir. Kısacası, yetiştirici eğer kârlı, sağlıklı ve sürdürülebilir küçükbaş hayvan yetiştiriciliği hedefliyorsa meralardan azami seviyede faydalanması şarttır.
Merinos ırkında veya az sayıda da olsa ithal olarak gelen et verimi yüksek ırklarda, içeride kuzu besisi yapılması karlılık için uygun olur, 45 günlük yaşta besiye alınan kuzu yoğun besi uygulanarak kapalı ortamda 105-120 günlük iken kesime gönderilir. Koyunculuk işletmeleri sadece kuzu temin edip besi yapan az sayıdaki işletme dışında büyük oranda karma işletmelerdir. Bu nedenle büyük oranda mera ihtiyacı bulunur. Yerli ırklarımızda kaba yem kaynağı olarak mera ihtiyacı bulunmasına rağmen, mera alanlarının yeterli ve istenilen kalitede olmadığı bölgelerde zaten değişik oranlarda içeride yemleme yapmak gerekir. Saydığımız tüm faktörler ışığında yetiştirilen ırk ve yetiştiricilik yapılan bölgenin, mera özellikleri beslenme şeklini belirler. Başka bir deyişle, yetiştiricilik şeklini ekstansif(tamamen meraya dayalı) ile entansif (tamamen içeride besleme) arasında değişik noktalarda seyretmesi çevredeki meraların özelliğine bağlıdır.
Türk Tarım Orman Dergisi
